Arşiv | Haziran, 2011

dişim ağrıyor …

30 Haz

Yan komşunun TV gürültüsü, martı çığlıkları, uçak sesi, sersem bi’ sinek.. şimdi ezan okundu.. ama hepsini bastıran çenemde atan nabız sesi…

Bir ses daha var, çözemediğim;

ya bulutların hareketinden geliyor ya da serçelerin yaprakları hışırdatmasından…

Yük treni geçti ağır ağır… ne vakittir farkında değilmişim tren yolu ile aramızda bir apartman var.

Hannibal’da güvercin taklasından bahsediliyordu, şimdi hatırladım; derin taklacılar ve sığ taklacılar.

Hannibal demişti ki;

“Taklacı güvercinler iki tip olur, derin taklacılar ve sığ taklacılar. Derin takla atanlar yere çok yakın mesafeye kadar dalış yaparlar ve sığ takla atanlarla çiftleştiklerinde kendileri gibi derin taklacı yavruları olur.

Ama iki derin taklacı güvercin çiftleştiğinde, doğacak yavru yaşayamaz, çok derin takla atacağı için yere çakılarak ölür.

İşte Clarice, sen de derin taklacı bir güvercinin yavrususun. Umalım ki anne ve babanın ikisi de böyle olmasın.”

Okumaya devam et

Reklamlar

Rakıyı içmeden severim, Bi’ Büyük Fest’e giderim…

28 Haz

Kedi dediğin balık yer, balık dediğin rakı bekler… 

Sosyal Medya’nın gücünü kavramam Zarakol Dijital Ekibi’nin rakı blogger etkinliği olan “Gerçek Muhabbetin Kitabı” ile gerçekleşti.  Beni sosyal medyaya sokan, gaza getirip PiRaYeninKeDisi olarak tweet attıran o etkinliğin başarısıdır.

Özgür ilk zamanlar “blog yazmak önemli, bu kişisel markandır” dediği vakit ne yalan söyleyeyim dalga geçmiştim, “çocukken günlük tutmazdım ki ben, şimdi işim gücüm yok ne yiyip ne içtiğimi mi yazacağım?…”

Alkol reklamlarına ilişkin kısıtları biliyorsunuz. Rakı pazarının neredeyse tamamına sahip olan Yeni Rakı’nın internette gezen reklam filmleri, Okumaya devam et

Alkolde Sahte Savaşlar

22 Haz

Ne şehittir ne gazi gül döktüm yollarına Niyazi

Dün bir tweet okumuştum, dönmedolap değil ölüm makinası diye. Tweeti anlamaya çalışırken dön dolan habere gittim. Bugün Melike Karakartal haberi kaleme almış. 

Yazın gelişi mısırcılardan ya da dondurmacılardan anlaşıldığı günler eskide kaldı, zaten o zamanlar ben de çok çocuktum. Artık yazın gelişi tatil yörelerindeki sahte içki nedeniyle ölen insanlar ya da beldelerdeki lunapark kazalarında dikkatsizlik ve tedbirsizlikten ölen çocuklar ile kendini gösteriyor.

Haziran başında sahte içki nedeniyle dört turist rehberden ikisinin ölümü diğer ikisinin ise hâlen hastanede haberleri ile sezonu başlattık (detaylar için habere git). Bu olayın akabinde çevre tatil yöre ve illerinde ani baskınlar gerçekleştirildiğini okuduk. Haziran ayı içerisinde Mersin ilinde yapılan bir baskın sonucunda depoda bandrolsüz 8 bin şişe votka ve viski ile binlerce boş şişe, kapak ve etiket ele geçirildiği haberleri internete düşmüştü. 250 kilogramlık pet bidonlar içinde sahte içki yapımında kullanılan saf su ile etil alkol ve kimyasal karışım bulunmuştu. Okumaya devam et

%d blogcu bunu beğendi: