Sosyal Medya’da Alkol Savaşları

23 Oca

Dünden bugüne epey geçti, haklısınız dostlar. Ancak araya IPSOS’un yeni yılı karşılama toplantısı ve yetiştirilmesi gereken müşteri raporları girince verdiğim sözde geciktim. Ama beni tanıyanınız bilir, verdiğim sözü -yine de- tutarım.  Bu durum için de peşinen özür dilerim…

TAPDK’nın son yayınladığı mevzuatı -uzun olmasına rağmen- inceleme fırsatı bulanınız oldu mu bilmem, ben baştan sona birkaç kere okudum. Orada yazılanların çoğu mantıklı. Aslında mevzuat ile yapılan şey içki içmeyi yasaklamak değil alkol alım ruhsatını zorlaştırmak/ sınırlandırmak. Herşeye tamam (demeye zorlarken kendimi) tek, bir tek konu var ki, bütün iyi niyet düşüncelerimi götürüyor. Neden ateşli silahlar kullanımı için 18 yaş iken, festivalde alkol kullanmak için 24 yaş?

Diğer yandan alkol konusunda diğer ülkelerde uygulamalar için merak ediyorsanız tıklayınız. Hürriyet güzel bir karşılaştırma dosyası hazırlamış.

Kategorinin benim için en çok ilgi çeken kısmı; enteresan reklamlar vasıtasıyla “alkolün reklamı olmaz” yasağı ile son derece şık ve zekice başediyor olması. Mehmet Tez’in 15 Ocak’ta Milliyet‘te yazdığı gibi “İzlenmez arkadaş, olmaz. Ayran içerek festival izlenmez. Eşyanın tabiatına aykırı. Şimdi bunu yazdık diye ne lobiciliğimiz kalır ne alkolikliğimiz.” cümlesini okuyunca güleceğim geldi. Evde, ateşli silahlar yasasında 18 yaş üzeri geçerli olurken alkol için 24 yaş neden! kavgasını verdiğim için annem epeydir bana alkolik gözü ile bakıyor, babamsa “müşterilerine kapılma, Efes Pilsen sadece müşterin hayatın değil” gibi öğütler veriyor 🙂

Konunun ilgi çeken kısmı ise, gerçek zamanlı sosyal medyada kriz yönetimini izleme şansım oluşudur.

Sosyal Medya’da Bir Kriz Yönetimi!

Mevzuatın yayınlanmasından hemen sonra, Twitter’ın yıkıldığı gün Facebook’da grup kuruldu. İçkime dokunma. “Sosyal Medya’da sesini duyur, tepkini koy!”  söylemleri yükseldi. Herkes fikir beyan etti. İtiraz edildi. Maalesef küfür de edildi.

Ben üye olduğumda 115’inci kişi idim, 10 günde  grubun üye sayısı 1,545’e ulaşmış. İlk zamanlar hatırlıyorum ve takip de ediyordum, konu sadece “içkime dokunma”, “içeceğiz herşeye rağmen”, “yasaklara hayır” … vb minvalinden söylemlerle başlamıştı. Ancak sonrasında bu iş hükümete küfür ve nefret söylemi kampanyasına döndü.

İşin sakat tarafı şu, hâlen sosyal medyada yazı yazmayı sanki suya yazı yazmak  gibi birşey  zannediyoruz. Halbuki “burası” da en az “gerçek” dünya kadar gerçek. Arkadaş cemiyetinde atıp tutma keyfini Google amca’nın kayıt altına aldığı mecrada da aynı rahatlıkta olacağını zannediyoruz yaa, işte bu çok tehlikeli.

Sosyal Medya’da kitleleri yönetmek ayrı bir iş!(miş)

29 Ocak’da Cumartesi gecesi kadeh kaldırarak eylem yapılma hazırlıklı süre dursun, işin “asıl” amacından saparak oraya buraya çekilme riski var. Eğer o gün 10.yıl marşı eşliğinde kadeh kaldırılacak olursa açıkçası haksızlık olur. Ve evet öyle ya da böyle siyasi konulara malzeme yapılmış olur.  Daha da ötesi, haklı durumdayken haksız duruma düşme ve fikri savunanlara “daha içmeden azgınlaştınız” lafını ettirir ki, ne gerek var.

Bu yasağı çok ağır eleştirenler olduğu gibi “şimdi senin kuyruğuna bastılar da o yüzden itiraz ediyorsun, neden aynı tepkiyi silah yasası için vermedin” diye söyleyen de var. Kişisel fikrim; her türlü yasağın yasaklanması.. kim ne derse desin.

Nefret söylemleri, küfür, aşağılama, küçültme, kişisel hak ve özgürlüklere saldırı vb pek çok olumsuz durum ile itiraz etmek yerine etik değerlere saygılı itiraz etmek çok daha etkili olacağına inanıyorum.

Aşağıda iki tane uygulama var, son derece zekice ve saygı çerçevesinde itiraz etmiş. İlki Yeni Rakı şişesi ile hazırlanmış bir görsel, diğeri ise “Bir Grup Blogger!” imzası ile oluşturulmuş bir manifesto. Bu iki örnek, sosyal medyada yapılmış akıllı itirazlara örnek..

Siz ne dersiniz?

Bir Grup Blogger’dan Başbakana Açık Mektup/Manifesto

Sayın Başbakanım,

Basında yer alan içki yasakları haberleri nedeniyle hazırlamaya başladığımız bu manifestonun konusunu,  2011 Türkiye’sinde yaşanan “sosyal hayata yapılan müdahaleler” oluşturmaktadır. 

Bizler kim miyiz?

Biz yan dairedeki komşunuzuz, biz bakkaldaki çırağız, biz üniversite öğrencisiyiz, biz vergisini kuruşu kuruşuna veren çalışanlarız, biz devletin memuruyuz, biz doktoruz, biz öğretmeniz, biz kesinlikle nedeni içkiden olmayan işsiziz, biz restoran sahibiyiz, biz çiftçiyiz, biz fabrikatörüz, biz akademisyeniz, biz reklamcıyız, biz asker çocuğuyuz, kısacası biz bu ülkenin dünü, bugünü ve geleceğiyiz. Ve biz içki içmeyi seviyoruz. Ama biz bugüne kadar bunu söylemeyi gerekli görmemiştik. Ama şimdi son derece gerekli görüyoruz ve sıralıyoruz:

1.Bizler, her türlü özgürlüğü kısıtlayıcı müdahaleye karşıyız.

2.Bizler, ikiyüzlü demokrasiye karşıyız.

3.Biz “aslı olmayan korkular cumhuriyeti” yaratmaya çalışanlara karşıyız.

4.Biz, topluma karşı sorumlu birey yetiştirmenin yasaklardan geçmediğine inanıyoruz.

5.Biz, bu tip konularda başkasından koruma istemiyoruz; hepimizin kendini koruyabilecek bilinçli bireyler olduğunu biliyoruz.

6.Bir toplumu güzel kılan şeyin farklılıklar olduğuna inanıyoruz.

7.Bizler, demokrasiye inanıyoruz.

8.Bizler, yasakların ileride daha vahim sonuçlar doğuracağına inanıyoruz.

9.Biz, “içki seviyoruz” deme zorunluluğu hissetmeden içki içmek istiyoruz.

10.Biz, bu yüzden alkolik, serseri, işe yaramaz olarak yaftalanmak istemiyoruz.

11.Bizler her medeni toplumdaki medeni insanlar gibi içkinin keyifli anlarımıza eşlik etmesinden hoşlanıyoruz.

12.İçkinin bir amaç değil araç olduğunu düşünüyoruz.

13.Bizler çocukların ve 18 yaşından küçük gençlerin içki ve sigara içmelerine kesinlikle karşıyız.

14.Biz 18 yaşında gençlerin silah kullanmasına da karşıyız.

15.Biz bugüne kadar 18-24 yaş arası TC gençleri nasıl yaşadıysa öyle yaşamak; hatta daha da özgür bir ortamda yaşamak istiyoruz. Fakat özgürlüklerin sınırlarına da inanıyoruz.

16.Biz gençken eğlenmek, yaratmak, etkilenmek istiyoruz. Bunun da gelecekte daha sağlıklı, sosyal hayatında ayakları yere daha sağlam basan bireyler yetiştireceğine inanıyoruz.

17.Biz, gece hayatını seviyoruz.

18.Biz, gece hayatını sadece alkol ve cinsel içerikli olarak gören zihniyete karşıyız.

19.Biz bir konsere gitmenin, müzik dinlemenin, insan için geliştirici etkinlikler olduğunu düşünüyoruz.

20.Biz, bir konser dinlerken, notalara bir kadeh de içki eşlik etsin istiyoruz.

21.Biz, dünya starlarını görmek istiyor, bu konuda Dünya’dan geri kalmak istemiyoruz.

22.Biz, tüm çağdaş memleketlerin gençleri gibi kendimizi en özgür hissettiğimiz müzik festivallerine katılmak istiyoruz.

23.Biz, sanatçıların eserlerinin tanıtılması için çaba harcayan sanat galerilerin gala davetlerinde, bir kadeh içki alıp eserleri seyre dalmak istiyoruz.

24.Bizler, 40 yıllık bakkalımızdan 40 yıldır olduğu gibi içkimizi almak istiyoruz.

25.Bizler, düğünlerimizde sevincimizi paylaşan misafirlerimizle şerefe kadeh kaldırmak istiyoruz.

26.Biz, binlerce medeniyete ev sahipliği yapmış bu topraklara gelen turistlere, yine binlerce yıllık kültürümüzde var olan rakı-balık-meze, şarap-yemek uyumlarını en iyi anlatabileceğimiz görselleri sunmak, binlerce yıllık kültürümüzü anlatabilmek istiyoruz.

27.Biz, sevdiğimizle bir deniz ya da orman manzarasına bakarak ya da mehtabı batırarak kadeh tokuşturmak istiyoruz.

28.Biz, dini inançlarımızın ve sorumluluklarımızın sadece bizim meselemiz olduğunu düşünüyoruz.

29.Biz, tabii ki başkasının özgürlüğüne zarar vermeden özgür olmak istiyoruz.

30.Biz, bu hayatı kutlamak istiyoruz.

“Bu mektup/manifesto benim, bizim, onların değil destekleyen herkesindir! Eğer sen de desteklemek istiyorsan; bu yazıyı kendi facebook hesabında, blogunda, ya da nerede istersen orada yayınla.

Biz sesimizin hep birlikte daha güçlü çıkacağına inanıyor ve başbakanımızın söylediği gibi sadece %58’in değil geriye kalan %42’nin de Başbakanı olduğunu göstererek bu yazıyı dikkate alacağını umuyoruz! Hem belki %58’in içinde de bu manifestoyu destekleyenler vardır? Kim bilir…

Saygılarımızla,
Bir Grup Blogger!

Not : Eğer sen de bu yasağa karşıysan bekliyoruz.. http://ickimanifestosu.blogspot.com/ “tıkla ve saygıyla Like et! ”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: