Alkolde Sahte Savaşlar

22 Haz

Ne şehittir ne gazi gül döktüm yollarına Niyazi

Dün bir tweet okumuştum, dönmedolap değil ölüm makinası diye. Tweeti anlamaya çalışırken dön dolan habere gittim. Bugün Melike Karakartal haberi kaleme almış. 

Yazın gelişi mısırcılardan ya da dondurmacılardan anlaşıldığı günler eskide kaldı, zaten o zamanlar ben de çok çocuktum. Artık yazın gelişi tatil yörelerindeki sahte içki nedeniyle ölen insanlar ya da beldelerdeki lunapark kazalarında dikkatsizlik ve tedbirsizlikten ölen çocuklar ile kendini gösteriyor.

Haziran başında sahte içki nedeniyle dört turist rehberden ikisinin ölümü diğer ikisinin ise hâlen hastanede haberleri ile sezonu başlattık (detaylar için habere git). Bu olayın akabinde çevre tatil yöre ve illerinde ani baskınlar gerçekleştirildiğini okuduk. Haziran ayı içerisinde Mersin ilinde yapılan bir baskın sonucunda depoda bandrolsüz 8 bin şişe votka ve viski ile binlerce boş şişe, kapak ve etiket ele geçirildiği haberleri internete düşmüştü. 250 kilogramlık pet bidonlar içinde sahte içki yapımında kullanılan saf su ile etil alkol ve kimyasal karışım bulunmuştu.

*

Mayıs sonunda ise başka bir haber gelmişti önümüze. İçinde 150-170 rehber, turist, tur operasyon personelinin bulunduğu bir grubun, seyahat teknesiyle tura çıktığı ve turda enerji içecekleri ile beraber cin, votka, rakı ve viski tüketilmesi akabinde tura katılan kişilerden şikayetlerin geldiği yazıyordu internette (detaylar için habere git). Hastaneye başvuranların ortak beyanı viski içtikleri yönünde olduğu kaydedilen açıklamada, ilk teşhisin, metil alkol zehirlenmesi olarak belirlendiği ifade edilmiş. Yapılan laboratuar analizleri sonunda ise “Mister Burdon” suçlu bulunmuş ve sahteliği ilan edilmiş.

Internete düşen haberlerden alıntıladığım her iki içki vakası da içkinin kötü birşey olduğuna bizi götürüyor. Burayı geçelim. Bodrumda ölen 2 turist vakası, “herşey dahil” kapsamı altında “ultrasonik” sıfatları ile süslenen konaklama sistemlerini masaya yatırılmasını gerekliliğine işaret ediyor. Mersin vakası ise kıyı şeridinde hareket halindeysen kaçak ile başa çıkma modelleri üzerine çalışmaya sevkediyor.

Büyüklüğü ne kadar büyük

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın (KOM) verilerine göre, yılbaşından bu yana İstanbul, Adana, Antalya, Gaziantep, Tekirdağ, Mersin, Uşak, Isparta ve Kocaeli’de düzenlenen operasyonlarda 13 sahte içki imalathanesine baskın düzenlendi. 108 bin 110 şişe kaçak ve sahte içki ele geçirildi, 45 kişi gözaltına alındı. KOM’un 2010 raporunda, sahte ve kaçak içkilerin özellikle otellerin yoğun olarak bulunduğu turizm bölgeleri olan Akdeniz ve Ege bölgelerinde piyasaya sürüldüğü bilgisine yer verildi. Raporda, 2008’de 384 bin 278, 2009 yılında 1 milyon 215 bin 108 şişe ve 2010 yılında da başta turizmmerkezleri Antalya ve Muğla olmak üzere Türkiye genelinde 362 bin 731 şişe kaçak ve sahte içki ele geçirildiği belirtiliyor.

Rakamları okumak için grafiğin üzerine tıklayın.

.

TAPDK’nın modeli

Bu cansıkıcı haberlerden sonra TAPDK ve ilgili kamu kurumları bir konsey kurarak yine,yeni,yeniden çalışmaya başladılar.

TAPDK Başkanı, kaçak ve sahte alkolle ilgili çözüm önerilerini de;

1-    ürünlerin Türkiye’de belli bir noktada bandrollenmesi; yani yurtdısında üretilen ürüne yerinde banrol yapıştırılması yerine bandrolleme esnasında kontrol edilmesi için belli lokasyonlarda bandrollenmesi diye anlıyorum

2-    ihtisas gümrükleri; yani alkol ülkeye girerken tüm gümrüklerden değil belli gümrük kapılarından geçecek diye anlıyorum.

3-    ürün takip sistemi; yani ilaçtaki karekod gibi, ülke geneli stok takip sistemi kurmak diye anlıyorum.

olarak üç ana başlıkta toparlıyor. (Detaylar için habere git)


Güzün gelişi yazdan belli

Şimdi ben TAPDK’nın sahtecilik ile mücadelesindeki insancıl samimiyete inanırken aksiyonel anlamda sahte buluyorum. Zira sahte içki satış ve tüketimi ile başa çıkma çabaları sürekli bir kedi-fare oyunu şeklinde. Sektörü baltalayan ve cingöz kılıklı namuzsuzların  gözlerini bu denli karartan özellikle yüksek vergiler değil mi? Diğer yandan sahte içki üretimi büyük ölçüde yurt içinde yapılmıyor mı? Bandrolleme ve ürün takip sistemleri gibi çok basit iki başlık mıdır sahte içki dağıtımındaki iştahın önüne geçecek olan?

Bunun dışında ihtisas gümrükleri ile yapılmak istenen gerçekten “ithal kaçak” ve “ithal sahte”nin kontrolü mü yoksa sıkı denetimler altında ithal içkinin yurt içine girişini daha da zorlaştırmak, bir zaman geçtikten sonra yasaklamak mı? 7 Temmuz itibariyle yürürlüğe girecek olan yeni alkol mevzuatına karşı yapılan itirazların akıbetleri de henüz netlik kazanmadı.

.

“Eğer iyi olmayı istiyorsan, önce kötü olduğunu düşün” demiş Epictetus..

Şimdi sormam lazım kemdime,    ben çok fesatım değil mi?


Reklamlar

2 Yanıt to “Alkolde Sahte Savaşlar”

  1. Beyamca Haziran 24, 2011 5:17 am #

    Eveeeeeet

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: