Arşiv | Eylül, 2010

Blogların yükselişi

30 Eyl

Sosyal ağlara rağmen bloglar yükselişte

 

Blogların web dünyasındaki yeri kimi zaman tartışılsa da değeri artmaya devam ediyor. 
Online araştırma şirketi eMarketer‘in ABD merkezli son araştırması bu yıl içinde blogların internet kullanıcılarının yarısına(113 milyon kişiye) ulaşacağını öngörüyor.

Blogların sosyal medya ve geleneksel medya ile çarpışması olarak da adlandırılan araştırmada eMarketer’in 2014 öngörüsü de blogların yükselişine işaret ediyor. eMarketer’e göre bloglar 2014 yılında Amerikan vatandaşlarının Okumaya devam et

118 XX …. Bilinmeyen Numaralar

30 Eyl

Şu 11880 reklamındaki sarı t-shirtlü, avaz avaz bağıran zibidi karakterlerden sıtkım sıyrıldı. Aynı dolmuşa binip radyo kanalı için kavga ederken birlikte tekerleme söylemeye başlamaları da artık iyice, “reklamın iyisi kötüsü yoktur dedikleri yalan!” diye haykırma isteği uyandırıyor bende..   Okumaya devam et

Marka Fotoğrafları – Nükhet Vardar

23 Eyl

Bir dolu pazarlama kitabı var. ..

“Pazarlama” nın bir uzmanlık-bilgi-sanat-beceri olması bir kenara bırakıp sıkıcı tarih kitapları ile yarışanlarını hiç sevmiyorum. Ama bunların hepsi rafları alabildiğine dolduruyor.  Diğer yandan seçilmiş olan konuyu/konuları enine boyuna inceleyen, vâka incelemeleri  ile okuyucuya somut örnekler göstermeyi çalışanlar da mevcut. Ben bunlara “pazarlamanın matematiği” diyorum. Sanki 3 ile 5 i çarpınca 15 sonucuna ulaşman %100’müş gibi, bu kitaplardaki örnekler bile tek bir yönden -tam da o konuyu öğretmeye dönük inceleniyor. Böyle olduğunda çok sıkılıyorum.

Haftasonu Kadıköy’de gezerken bir kitap elime değdi. İş Bankası Yayınları’ndan çıkmış, Marka Fotoğrafları – Nükhet Vardar. Okumaya devam et

Minyatür ile tanışmam

21 Eyl

Sizi  bilmem ama bizim evde ansiklopediden ve sözlükten geçilmezdi. Hatırlıyorum, 7-8 yaşımdayken kalın kalın kitaplar, sıralı dizilmişti. Meydan Larousse, Büyük Türk Tarihi, İslam Ansiklopedisi, Yer bilimleri sözlüğü, psikoloji terimleri sözlüğü, … milli eğitim yayınlarından çıkmış sözlükler alakalı alakasız uzmanlık alanlarında olsun, bizde muhakkak vardı. Neden, bilmem.. Bir dönem gazeteler Okumaya devam et

Minyatür

21 Eyl

Önce teknik bilgi verelim..

Minyatür nedir?

Boyutu küçük, detayı ince resimlere ve bu tür resmetme sanatına verilen addır. Ortaçağda Avrupa’da elyazması kitaplarda baş harfler kırmızı bir renlşe boyanarak süslenirdi.  Bu iş için, çok güzel kırmızı bir renk veren ve Latince adı “minium” olan kurşun oksit kullanılırdı. Minyatür sözcüğü buradan türemiştir. Bizde eskiden resme “nakış” ya da “tasvir” denirken ressama da nakkaş veya musavvir denirdi.

Fırçası özeldir..

Genelde kitapları resimlemek amacıyla yapıldığından, minyatürün boyutu küçük tutulurdu. Çizgileri çizmek ve Okumaya devam et

Dışarıda Tüketimin Keyfi

20 Eyl

Kimisi gittiği fastfood restoranda aradığı marka içececeği bulamazsa önerilen markayı tüketmek yerine başka bir kategoriyi tüketmeyi tercih eder. (ben öyleyimdir, coca-cola’dan başka cola içmedim, içmem .. )

Sinemadan sonra hâlâ hamburgerciye gidiliyormu bilmiyorum ama ağabeyim beni ilk defa sinemaya götürdüğünde, Rexx’in çıkışında McDonalds’ da hamburger yemiştik,  filmin etkisi devam ederken elimde Batman’ın arabası vardı..

Kitapçıdan çıkınca benim genelde yaptığım şey en yakındaki cafeye gidip Okumaya devam et

Cep telefonları ile sorunum var

20 Eyl

 Zaten telefonda konuşmayı sevmem. Uzun uzadıya konuşanları hele hele aynı günde defalarca konusanları hiç anlamam.

Cep telefonu, ihtiyacın olduğunda aramak içindir, aranmak ikinci plandadır.. Sinemaya girerken cep telefonu kapatılır, toplantıda kapatılır, hatta bir arkadas toplantısında bile kapatılmalıdır. Eğer çok önemliyse zaten sana sms atılmıştır… Okumaya devam et

%d blogcu bunu beğendi: