Sosyal Medya ve Aktivizm

31 May

60-70-80’lerdeki kaos ortamına yaşım yetmez, sağ-sol kavgasını bilmem, ilgilenmem. Hatırla Sevgili dizisinde resmedilen “Kalamış Grubu”na benzetirim kendimi.

Şubat ayında Bilgi Universitesi’nde yapılan Sosyal Medya Haftasındaki  en hoşlandığım oturumlar ise özellikle “Sosyal Medya’da Muhalefet” ana başlığı altında toplanan oturumlar oluşu ise manidardır. Özgür Uçkan ve Aslı Tunç’un sunumları ile biraz daha ayan aklım ile aslında sosyal medyanın twitter/facebook ötesinde digital ortamda markaların bilinirliklerini arttırdıkları bir mecra değil, kitleleri örgütleyen bir ortam olduğunu görmüştüm.

Sözkonusu sunumlara buradan ulaşabilirsiniz.

Aslı Tunç >  Sosyal Medyada Muhalefet Mümkün Mü?
Ozgur Uckan >  Sosyal Medya ve Muhalefet  (dosya nispeten büyük, yüklemesi vakit alabilir)
 
 

İçkime Dokunma!

Alkol yönetmeliğine kafayı takmış olduğumu biliyorsunuz. Bu hem mesleki merak hem de arada bir iki soğuk bira yuvarlanın keyfini bilmekten geliyor 🙂

7 Ocak 2011 itibariyle TAPDK’nın yayınlamış olduğu yönetmelik için kopan kıyametleri hatırlıyoruz. Sosyal Medya’da #ickimedokunma etiketiyle başlayan tepki çığ gibi büyümüştü. Bloggerlar konuyu kendi bloglarında yazmışlar, tepkilerini koymuşlardı.  Manifestolar yayınlanmış, wom etkisi kampanya sosyal medyada ses getirmişti. Ancak sonrasında iş çığırından çıktı. Özellikle hükümete ve siyasilere hakarete varan söylemlere döndü. İnsan hak ve özgürlüğü kısıtladığı gerekçesi ile çıkış bulan bir fikrin siyasi malzemeye dönüşmesi kaçınılmaz lâkin kitleleri yönetme becerisi de işte burada devreye giriyor. Düzenlemeyi protesto etmek isteyenlerin buluşma noktası Facebook’da protestoya katılacağı açıklayan sayısı 65 bini geçmişken bir günde bu kadar çok kişinin katılacağını açıkladığı etkinlik kaldırıldı. Sosyal Medya savaşları bu şekilde ilerleye dursun, üretici firmalar ve perakendeciler kendi aralarında toplanıp avukatlarıyla mahkemeye başvurmuş ve itirazlarını yapmışlardı. 26 Mayıs’da gazetelerde çıkan haberlere göre Danıştay, alkollü içkide 24 yaş sınırını ‘özgürlüğe aykırı’ bulup freni koydu. Perakende kanallarında 20cl’den küçük hacimli ürünlerin satışına getirilen yasak iptal edildi. Diğer yandan yönetmeliğin çeşitli maddeleriyle ilgili noktaları henüz kesinliğe kavuşturulmadı. Bunlarla ilgili de Danıştay kararlarını bekleniyor. Market içi aktiviteler ne olacak, özellikle alışverişçilerin davranışlarına bu durum nasıl yansıyacak ve kategori satınalımları nasıl hareketlenecek;  bilmiyoruz.

Çok aşikâr ki, 7 Temmuz’da yürürlüğe ne girecekse 12 Haziran ile belli olacak aslında. Beklemedeyiz.

İnternetime Dokunma!

Diğer yandan ikinci sosyal medyada başlayan kampanya #netimedokunma oldu. Herşey Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), internette tuzak uygulamalarla bir anda görüntülenen cinsel içerikli siteleri kaynağında engellemek için harekete geçmesi ile başladı. 22 Şubat’ta ilan edilen kararlar sessizce kendi sitelerinde açıklandı. Bunu ilk olarak gündeme taşıyan ve insanları “uyandıran” Serhat Ayan oldu. Sonrasında insanlar durumun vahametini konuşmaya ve daha çok konu etmeye başladılar. Youtube 2.5 yıl kapalı kalmış, Blogspot’a bir süre erişim durdurulmuştu. İnternet konusunda zaten ocaktaki su ısınmaya başlamış, ateş harlanmıştı. Twitter, FriendFeed ve pek çok sözlükte yankılanarak Facebook’da SANSÜRE KARŞI YÜRÜYORUZ! İle örgütlenildi.

Konu ile ilgili Serhat Ayan’ın yazmış olduğu yazılara şuradan ulaşabilirsiniz.
Çok yakında sansürde ak liste kara liste belli olacak…
22 Ağustos’a kadar kaç çığlık hakkımız var?
Devlet bizi bu sefer “çok feci” koruyacak
Devlet sansürü yüzüne gözüne bulaştırdı
Yasak kelimesini yasaklayan “akil” devlet
Sansürden sonra Beşiktaş alan adı olamayacak!
Bir de Kaan Sezyum’un toparlama yazısı var ki o da epey birşeyleri toplulaştırmış.
İnternet sansürü nasıl olacak?
 
 

Sosyal medyaya dahil olalı beri benim de içinde olduğum bir takım şeyler oluyor. Bloğuma erişim yasağı konmuş, videolarımı seyredemez olmuştum. Bunun bir sonrasında ise artık çoook daha fazla siteye erişemez olacaktım. Biraz etnografik araştırmaya olan merakımdan, biraz da dijital ortamda başlayan ancak sokaklarda yapılan eyleme dahil olma telaşı ile bende hayatımda ilk kez bir yürüyüşe katıldım.  Soluğu İsmail Hakkı Polat hocamın yanında aldım. Hatta yürüyüş öncesinde pankartların zımbalanmasına da yardım ettim. Parmağıma kıymık bile battı 🙂

Hiçbir siyasi söylemin olmadığı gibi birbirlerine zıt ideolojilerden bir kıyamet insanın biraraya geldiği ve karnaval tadında gerçekleşen yürüyüşten enfes bir resim var..

Bülent Arınç’ın 15 Mayıs yürüyüşündeki 50bin kişiyi görmezden gelerek “Pornocu 15-20 kişi” konuşması ve öncesinde TÜSİAD başkanı Ümit Boyner’e yapmış olduğu çıkışın yankıları süredursun, acaba devlet 22 Ağustos’da neyi yürürlüğe geçirecek?

İstemeyen kimseye herhangi bir dayatma uygulanmayacağı söylenedursun yine de internetim adına endişeleniyorum. Birilerinin benim adıma birşeylere karar vermesi kadar insanı aciz hissettiren başka bir şey olmasa gerek. Bu benim için körelmenin başladığı nokta.  Apolitik duruş bile sergilemekten uzak biri olarak kendi gündemime dair duyduğum kaygıdır bu yazıyı bana yazdıran. Bununla ne övünüyorum ne de yeriniyorum, sadece bir tespit yapıyorum. Diğer yandan popstarlarından bile daha fazla kaset çıkaran siyasilerimiz için ulaştırma eski bakanının “internet olmasaydı kaset derdi de olmazdı” sözleri ile aptal bir gülümseme yayılıyor içim ezilerek.

Çok acayip şeyler oluyor bu memlekette…

Reklamlar

4 Yanıt to “Sosyal Medya ve Aktivizm”

  1. ozgur ozkok Mayıs 31, 2011 9:28 pm #

    Yazar bir aileden geliyorum. Anlatırlardı inanmazdım. Bende ilk sansürümü 2007 yılında wordpress.com kapatılınca yaşadım.

    zaman geçiyor, “The Gutenberg Galaxy: The Making of Typographic Man” artık bir yaşam biçim oldu. Sevgilimize gecikeceğimizi twit’leşerek söylüyoruz 🙂

    Ben özgür düşünceyi savunuyorum. Sansür ise kontrol isteğiyle geliyor. Azınlık isen eziyorlar, boynunu kırıyorlar.

    Bu önlem-kontrol-sansür adına ne dersek farketmeyecek .. Bir baskıdır ve Türkiye ‘nin dönüşümünü desteklemektedir. Yeni Türkiye ‘nin temeli sağlamlaştırılmaktadır. Olayın “bir siyasi tavır” olduğuna inanıyorum. Üzgünüm cılız tepkilerimiz sonucu değiştirmeyecek ve artarak sürecek.

    Yazını bir solukda okudum. Tekrar yazmaya başlamana çok sevindim. Devam et 🙂

    • sevdayalinbas Haziran 7, 2011 12:42 pm #

      Döndüm sahalara, tekrar başladım yazmaya.. 🙂 ..

Trackbacks/Pingbacks

  1. Sol şeridi boşaltın ! ” Sosyal medya serisi başlıyor” | özgür mutfak - Haziran 11, 2011

    […] İyi Sosyal Medya uzmanlarını tanıdıkca, bu ünvanın çokda kötü olmadığına inandım. Bende yazıyorum. […]

  2. Sol şeridi boşaltın ! ” Sosyal medya serisi başlıyor” | Janti.biz - Ağustos 31, 2011

    […] İyi Sosyal Medya uzmanlarını tanıdıkca, bu ünvanın çokda kötü olmadığına inandım. Bende yazıyorum. […]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: